Mecmûa-i Eş'âr

Burada Türk Edebiyatı'nın seçkin eserlerinden bir kısmını takdim ediyorum. Yeniliklerin çok yavaş gerçekleşiyor olmasından ye'se kapılıp takipten vaz geçmediğiniz takdirde, Türkiye Dışı Türk Edebiyatı'nın ve Klasik Türk Edebiyatı'nın başka örneklerini de görmeniz ihtimal dahilindedir.

Pazartesi, Mart 28, 2005

Arif Nihat Asya - Yol

Yol

Kendine yorma herşeyi...

Kendi için güzel, iyi...
Zorlamadan mesâfeyi,
Yolları sıkmadan yürü!

Hükmü mü var boyun, enin?
İçten açıksa yelkenin
Yollar içindedir senin
Yollara çıkmadan yürü!

Hiç kıyılır mı basmağa
Lâleye, gülle zambağa...
Öyle hafifle, toprağa
Gölge bırakmadan yürü!

Sormadan Aslı semtini
Doldur ışıkla testini...
Yen bu güreşte kendini;
El seni yıkmadan yürü!

Bir şakadır sıcak, soğuk...
Köprü yıkık ve yol bozuk
Olsa da, ey garip çocuk,
Sen -yine- bıkmadan yürü!

Ellere örtü gömleğin...
Gölge kuşan, güneş giyin...
Kuytularında isteğin
Şimşeğin çakmadan yürü!

Ufka düşen karaltıda
Bir gibidir yapıyla dağ...
Çevre karanlık olsa da
Lâmbanı yakmadan yürü!

Uyku ne uykusuzluğa?
Korku ne korkusuzluğa?
Artık, alış susuzluğa;
Artık acıkmadan yürü!

Yolcu kıyar mı basmağa
Lâleye, gülle zambağa...
Öyle hafifle, toprağa
Gölge bırakmadan yürü!

Arif Nihat Asya

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home